Dondurma Hakkında

Sağlığımız İçin Dondurma

   Yaz aylarının vazgeçilmezlerinden olan dondurma, kemiklerin başlıca yapıtaşlarından olan    kalsiyum ve fosfor yönünden oldukça zengin.

Dondurmanın günde 100 gramdan fazla tüketilmesi ise kilo sorununa neden olabiliyor.

Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç.     Dr. Neriman İnanç, kemikler için vazgeçilmez olan kalsiyum ve fosforun en iyi kaynağının süt     ve süt ürünleri olduğunu belirtti.

İnanç, 100 gram sütteki kalsiyum ve fosfor miktarının, yapılışındaki yoğunlaşmadan dolayı dondurmada daha fazla bulunduğunu açıkladı:

”100 gram dondurmada 135 mg kalsiyum bulunmaktayken sütte bu miktar 115 mg’dır. Yine 100 gram dondurmada 115 mg fosfor bulunmaktayken sütte bu miktar 92 mg’dır.

Dünya Sağlık Örgütü 1-10 yaş için 800 mg, 11-24 yaş için 1200 mg, sonrasında 800 mg/gün kalsiyum alınmasını önermektedir. Yani ergen dönem ile menopoz döneminde daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu nedenle bu yaş aralığındakiler daha çok dondurma tüketmelidir. Dondurma ayrıca, B grubu vitaminleri ile A vitamini bakımından da zengin bir kaynaktır.”

Doç. Dr. İnanç, 100 gram dondurmanın vücuda 190-200 kalori sağlayacağının unutulmaması gerektiğine de dikkat çekti.

İnanç, ”günde 100 gramdan daha fazla dondurma tüketilmesi şişmanlığa neden olabilir. Özellikle anne ve babaların çocukların dondurma tüketimini kontrol altında tutması, sağlıkları açısınmda yararlı olur” dedi.

 

Dondurmanın Bilmediğimiz Faydası

Dondurma yaz sıcağında serinletirken, vücudu da dinç tutuyor.

Gıda mühendisleri, ‘hafif tatlılar’ grubunda yer alan dondurmanın yoğurt, süt ve peynir kadar besleyici olduğunu belirtti. Çocukların kemik gelişimi, yetişkinlerin günlük kalori ihtiyacını karşılamak için dondurmanın sadece yaz dönemi değil, yılın 12 ayı tüketilmesi gerektiğini belirten Dondurma Üretim Uzmanı ve Gıda Yüksek Mühendisi Abdullah Badem, saf nar, portakal, limon, mandarin, elma, armut, muz, ananas, armut, kiraz, fındık içi, badem, ceviz, kivi, böğürtlen ve keçiboynuzu (harnup) karışımıyla yapılan dondurmanın gün boyu vücut direncini sağlam tutacağını ifade etti.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yıllık kişi başı dondurma tüketiminin 13,9 kilogram olduğunu bildiren Abdullah Badem, Türkiye’de ise son 15 yıl içinde 0,3 litreden 2,8 yükseldiğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü bitirme ve yüksek lisansını ‘Meyve Karışımlı Dondurma Yapımı ve Çocuklarda Kemik Gelişimine Katkıları’ üzerine yaptığını belirten Badem, AB ve İskandinav ülkeleri Danimarka, Norveç, İsveç, İzlanda ve Finlandiya’da Türkiye’de olduğu gibi yılın 5 ayı değil, 12 ay dondurmanın tüketildiğini kaydetti.

Badem, “Ülkemizde maalesef dondurma tüketimi AB ülkelerine göre çok düşük. AB ülkelerinin tüketiminin yüzde 10′u kadar yok. Keçiboynuzu karışımlı dondurma çocuklarda kemik gelişimini güçlendiriyor. Kışın dondurmaya doğal usare (öz sulu) portakal, mandalina, greyfurt, mandarin, kivi, muz, limon ve keçiboynuzu katılırsa vücudun direnci kuvvetli olur ve çocuklar kolay kolay hastalanmaz. Yazında çocukların kemik gelişimi için elma, vişne, kiraz, kivi ve muz karışımlı dondurma yedirilmeli. Finlandiya’nın yıllık kişi başı dondurma tüketimi 17,6, Norveç 14,8, Almanya 15,5, Hollanda 14,4, Belçika 14, Portekiz 13, Avusturya 12, İsviçre 11,5 ve Danimarka 11 kilogram. Yazın vücutta sıvı kaybına en iyi takviye dondurma ve bol bol su tüketme.” diye konuştu.

Manavgat Tarım İlçe Müdürü Gıda Mühendisi Meryem Yıldız Öcal da dondurma tüketiminin yaz tüketiminden bütün yıla yaymada toplumsal bilinç gerektiğini kaydetti. Öcal, dondurmada A, C, D vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor bulunduğunu ifade etti.

Manavgat Özel Hisar Tıp Merkezi Diş Hekimi Hakan Saygın, toplumda dondurma yiyen çocukların dişlerinin erken çürüdüğü düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi.

Dondurmanın çocukların kemik ve diş sağlığı için yararlı olduğunu belirten Yılmaz, anne ve babaların çocuklarının dondurma yedikten sonra dişlerini yumuşak bezle silmesi tavsiyesinde bulundu.

 

Dondurmanın Tarihi

Dünyanın en sevilen lezzetlerinden biri olan dondurma bugün dünyanın bütün yerinde dört mevsim keyifle tüketilen 1 besin. Bu tadın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında 1 epey efsane ve mit birlikte karşılaşılıyor. Dünyanın bütün ülkesinde dondurma hakkında entresan öyküler anlatılmasına rağmen bu hikayelerin asla biri dondurmanın yapılışını,tariflerin içeriğini doğrulayacak herhangi tarihsel 1 kanıta sahip değildir.

Roma İmparatoru Neronun 1 tür buzlu dondurma yediği söylenir. buna ilave olarak Çinlilerin de asırlar öncesinden dondurma yaptıkları sav edilir. 1296da Marco Polonun Çindeki dondurma tariflerini beraberinde Venedike getirdiği ve arkasından da Fransız II. Henri birlikte evlenen İtalyan Catherine de Medicininin aşçıları tarafından Fransız meclisine tanıtıldığı anlatılır.

Yapılan araştırmalar dondurmanın tarihçesinin evrimsel olduğunu ortaya çıkartıyor. Dondurmanın doğuşu;buz ve karla soğutulmuş içeceklere,yarı dondurulmuş limonatalara,su dondurmasından süthane dondurmasına kadar dayanıyor. Teknolojinin olmadığı epey eski tarihlerde-yani soğutucular ve derin dondurucular bulunmadan önce-buz,buz mahzenlerinde ve kar ocaklarında belirli 1 formülle suyun içine tuz katılmasıyla elde ediliyor. Tuzun içinde bulunan ve suya katıldığında buz elde edilen amonia gazıaslında soğutma teknolojisinin ilk adımı bi şekilde tarihe geçmiştir.

Günümüzde ise bundan sonra soğutucular ve dondurucular(buz dolabı,derin dondurucu)olmadan dondurma düş dahi edilemiyor.

Ülkelere bakıldığında dondurmanın ortaya çıkışı eşdeğer unsurlar gösteriyor.

2-ANADOLUDA TARİH BOYU DONDURMA

Anadoluda asırlar öncesinden gelen şerbet-kar veya buzla soğutulmuş tatlı içecekler içme alışkanlığı vardı. 13.yyda Osmanlı İmparatorluğunun ilk zamanlarından beri buz,yüksek Anadolu düzlüklerinden toplanıp buz mahzenlerinde depolanırdı. 17.yyda kar ticareti yapan karcılar İstanbulda kritik 1 profesyonel 1 gruptu. Kar,Anadoludan diğer bölgelere katırlarla nakledilir ve konsantre üzüm suları birlikte karıştırılıp dondurma benzeri buzdan tatlılar elde edilirdi. Türkiyede buz ve karın temin edilmesine rağmen dondurma yakın 1 tarihe kadar üstelik 17.yya kadar yenilmezdi.

Türkiyede dondurma,kendine has,tipik 1 tatlı bi şekilde keçi sütü,şeker ve salepten yapılmaktaydı. Dondurma,yakın 1 geçmişe kadar epey kalın olduğu için 1 kancaya asılır ve büyük 1 bıçak yardımıyla porsiyonlar halinde kesilirdi. Metal tabaklarda baklavayla ile ikram edilirdi. Dondurmanın nasıl yapıldığına değin 1 tanım yoktu. Dondurmanın yapılış şekli ağızdan ağza nesilden nesle aktarılmıştır.

3-ASYA

Asyada;Kore ve Çinde 6.yydan günümüze buz kullanılmaktadır. O tarihlerde kış aylarında buz hasatlanır ve ırmak kıyılarındaki mahzenlerde saklanırdı. buna ilave olarak Korelilerin sudanadında buzla soğutularak yenen tatlıları da vardı.

Günümüzde Asya,dünyada en süratli gelişen dondurma pazarına sahiptir. 1997de dondurma üretimi Çinde 845 milyon litreye ulaşmıştır. Asya ülkelerinde üç milyar insan yaşamaktadır. 1998de yapılan araştırmalarda şahıs başına düşen yıllık dondurma tüketimi 0,6 litre bi şekilde belirlenmiştir. 1997 yılında ABDde yapılan eşdeğer 1 araştırma bu ülkedeki şahıs başı ortalama dondurma tüketiminin 20 litreden çok olduğunu ortaya çıkartmıştır. Bu da yılda yaklaşık bi şekilde iki,826 litre dondurma üretimi demektir.

4-İSPANYA

İspanyada dondurma 17.yydan günümüze bilinmektedir. O yıllarda dondurma tatlı bi şekilde 2 tür bi şekilde yenilirdi;soğutulmuş,dondurulmamış sorbeler ve dondurulmuş garrapina. Sorbe ve garrapina,buz ve tuzla soğutulurdu. İspanyada heladodondurma anlamında kullanılırdı.

19.yyda sorbeler,garrapinalar ve diğer soğuk içecekler Madrid,Barcelona ve Valencia gibi büyük şehirlerde kurulan horchetarralar da satılırdı.

5-LATİN AMERİKA

Pazar açısından ABDye yakın olan Latin Amerika iklimi açısından da dondurma yemeye elverişlidir. Yıllık tüketim bir milyar külah dondurma civarındadır. 1 epey merkez ve Güney Amerika ülkeleri dünden bugüne buzu,geleneksel bi şekilde soğuk içecekler yapmakta kullanmışlardır. mesela Meksikadaki Aztekler 15.yyda volkanlardan aldıkları karları yemeklerini ve içeceklerini soğutmak için kullanmışlardır. buna ilave olarak Peru ve Colombiadaki Andres dağlarındaki karlar da soğutmak amacıyla kullanılmıştır. 16.yyda İspanyollar sorbelerini ve buzla soğutulmuş diğer ürünlerini buraya getirmişlerdir. Helado,İspanyadaki gibi uzun süre dondurma anlamında kullanılmıştır.

Sonraları Portekizlilerin ve İtalyanların da Latin Amerikaya gelmesiyle dondurma çeşitlenmiştir. Ardından Arjantin ve Uruguayda da popüler olmuştur.

Daha sonra İspanyol fetihçiler,Meksikaya karla şekeri karıştırma alışkanlığını getirmişlerdir. Kendileri de çikolata ve vanilya birlikte tanışmışlardır.

Sahlep Faydaları

Göğsü yumuşatır Öksürük ve bronşitte faydalıdır Kabızlığı giderir. Basur memelerinde faydalıdır. Zihni çalışma gücünü arttırır Kalbi kuvvetlendirir Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur Vücudun ısınmasını sağlar Cinsel gücü artırır Osmanlıdan bu yana yukarıda sayılan etkilerin varlığı söylenegelse de içerdiği müsilaj yapısında maddelerden kaynaklı öksürük dindirici etkisi dışında tıbben kanıtlanmış bir etkisi yoktur Özellikle afrodizyak(cinsel istek arttırıcı) etkisi kesinlikle bilimsel bir söylem olamaz Müsilaj (suyla şişen maddeler) içeren her gıda kabız engelleyici olarak düşük bir etkiye sahiptir